


Can Sarıçoban’ın eserleri modern insanın içsel parçalanmışlığını ve ruhsal krizlerini hiçbir sansüre uğratmadan, en çıplak hâliyle masaya yatırmaktadır. Yazar, metinlerinde toplumun ahlaki kabullerini ve yerleşik etik değerlerini doğrudan hedef alarak okuru uç sınırlarda gezinen bir sorgulamanın içine çekmektedir. Karakterlerin savrulduğu bu karanlık ve kimi zaman provokatif evren; alışılagelmiş normların dışına taşan, huzursuz edici bir yüzleşmeyi de beraberinde getirir. Eserlerdeki felsefi derinlik, modernitenin getirdiği o yıkıcı ve dejenere ruh hâlinin bir yansımasıdır.